Kızın adı Ünzile’dir. Ünzile yıllar sonra konuşur. Müjde Ar’ın annesi Aysel Gürel turnede bir baba kız görür

Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de çocukların yaşadığı birçok sorun var, bunlardan birisi de kanayan yaramız çocuk yaşta evlilik. Her ne kadar son zamanlarda nihayet ciddi düşüşler yaşansa da hala çok çarpıcı örnekler çıkabiliyor.

Geçmişte yaşanmış örneklerden bir tanesi de Denizli’de yaşayan Ünzile adında bir kız çocuğunun çarpıcı hikayesi, okuyanları duygulandırıyor. Müjde Ar’ın annesi Aysel Gürel’in hakkında şarkı yazdığı Ünzile’nin hikayesine göz atalım.

Türk müziğinin en değerli ve en yıkıcı parçalarından biri olan “Ünzile”, bir Aysel Gürel bestesidir. 1986 yılında Sezen Aksu’nun “Git” isimli albümüyle karşımıza çıkıp adeta yürek yakan bir ağıda dönüşmesiyle hafızamıza kazınmıştır.

Aysel Gürel, Ünzile’nin hikayesini şöyle anlatıyor:

“Annemle turnedeydik. Turnede otobüsün lastiği patladı. Şoför bizi indirdi. ‘Şurada bir köy var, oraya gidelim’ dediler. O sırada köy düğünü oluyordu. Ben Ünzile’yi gördüm. O düğüne şahit oldum. Annemin de bir fotoğraf makinesi vardı. Her yerde bizim resmimizi çekiyordu. Annem düğün kalabalığının arasına karıştı. Orada kadının biri ona ‘Ablasın kızı bu. Bunu 7 koyuna verdiler. Kız güzel yoksa iki koyuna gidiyor burada kızlar’ dedi. Annem otobüse döndükten sonra orada otobüste yazdı Ünzile’yi. O ağıttır aslında.”

Yıllar sonra bir gazeteci Ünzile’yi bulur ve onunla röportaj yapar.

Çocuk yaşta evlendirilen kız çocuğunun gazeteciye aktardığına göre, 11 yaşındayken kardeşi gibi büyüdüğü amcaoğluyla zorla evlendirilmiştir. Ünzile 12, eşi Ali ise 15 yaşına geldiğinde bu iki çocuğun kucağında da iki çocuk vardı.

Ünzile’nin anlattığına göre bir gün kendisi camdan bakıp dışarıda oyun oynayan çocukları izleyerek ağlıyormuş. Eşi Ali ise Ünzile’nin bu halini dayanamamış ve köyün ücra köşelerinden birine gitmişler. Oradaki çocuklarla sırayla oynamaya başlamışlar. Ali oynarken Ünzile, Ünzile oynarken de Ali çocuklarını kucağında tutuyormuş.

Gazetecinin 11 yaşında evlenip, 12 yaşında çocuk sahibi olmak nasıl bir duygu sorusuna Ünzile, “Tabutun içine diri diri girmek gibi bir şey. 11 yaşında bir çocuk oyun oynamak ister. Ben de öyleydim ama ne yazık ki kalabalık misafirlere kazanlarda yemek yapıp 45 yaşındaki evli bir kadının yaşantısı dayatıldı bana. Eşimle birlikte büyüdük. Hatta çocuk salgınlarında biz de çocuklarımızla birlikte yaşımızdan ötürü aynı hastalıktan hastaneye kaldırılırdık. Bunu gören ailelerimiz hiç acımazdı. Hep zorbalık… Hep bir korku salındı üstümüze. Anne ve babamı hiç affetmeyeceğim” cevabını verir.

Geride bıraktığımız Dünya Çocuk Hakları Gününde, çocukların, küçük yaşta evlendirilmediği, tacize, zorbalığa, şiddete ve katliama maruz kalmadığı yıllar dileriz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir